İçeriğe geç

TDK herkesçe nasıl yazılır ?

TDK “Herkesçe” Nasıl Yazılır? Bir Kelimenin Peşinde, Kalpten Bir Hikâye

Ben hikâyelerle anlatmayı sevenlerdenim. Çünkü bazı sorular—mesela “TDK herkesçe nasıl yazılır?”—sadece bir kuraldan ibaret değildir; bazen bir kelimenin doğru yazımı, bir araya gelmeye çalışan kalpleri, aklı ve duyguyu da yan yana getirir. Bugün size tam da böyle bir hikâye anlatacağım: doğru yazımı ararken doğru iletişimi bulmaya çalışan iki insanın, Emre ve Elif’in yolculuğu.

Bir Akşamüstü, Bir Taslak ve Bir Kelime

Ajansın ışıkları kısık, kahve kokusu koridorda asılıydı. Emre, kampanya metninin son paragrafına takılmıştı: “Mesajımız herkesçe anlaşılır olmalı.” Yazdı, sildi, yeniden yazdı. “Herkesçe mi, herkesçe mi… ya da herkes çe gibi mi?” diye mırıldandı—sonuncunun tuhaflığını kendi de fark ederek gülümsedi.

Elif, masasına bıraktığı yeni demlenmiş çayla geldi. “Takıldığın kelime bu mu?” diye sordu. Emre iç çekti: “Evet, kampanyanın merkezinde ‘herkesin anlayacağı dil’ fikri var. Ama ben işin kesinliği peşindeyim; TDK’ya göre nasıl yazılmalıysa öyle yazmak istiyorum.”

Strateji ve Empati Aynı Masada

Emre’nin yaklaşımı çözüm odaklı ve stratejikti: “Önce kural, sonra yaratıcı hamle.” Dosyasında yazım denetim notları, TDK bağlantıları, imla ekran görüntüleri… Her şey sırayla, ölçülü.

Elif’in yaklaşımı empatik ve ilişkiseldi: “Önce okurun kalbi, sonra kuralın çerçevesi.” O, kelimenin yalnızca doğru yazılıp yazılmadığına değil, okurun kendini içinde hissedip hissetmediğine bakıyordu. “Doğru yazım, doğru hisle birleşince gerçek olur,” derdi.

İkisi aynı masada buluştu. Emre klavyesini hafifçe çekip söze girdi: “Kural şuna işaret ediyor: -ce/-ça eki, ‘tarzında, biçiminde; tarafından’ anlamı katar. Herkes + -çe → herkesçe. Bitişik yazılır, araya boşluk ya da tire girmez. Küçük harfle yazılır; cümle başındaysa elbette büyük harfle başlar. Ek aldığında da kesme işareti gerekmez: herkesçenin, herkesçeye.”

Elif gözlerini metinden ayırmadan gülümsedi: “Yani sadece doğru yazmıyoruz; ‘herkesin anlayacağı biçimde’ bir mesaj kuruyoruz. Herkesçe; kulağının alıştığı, kalbinin kabul ettiği bir netlik.”

Kuralın İçinden Geçen Duygu

Emre, “TDK’ya göre nasıl?” sorusunun cevabını nokta atışı vermeyi seviyordu: Doğru yazım: “herkesçe”. Ne “herkes çe”, ne “herkesçe’ ” (kesmeli), ne de “herkes-çe”. Tek parça, yalın, sahici.

Elif, bu yalınlığa bir anlam katmanı ekledi: “Herkesçe dediğinde, dil yalnız bir zihin alıştırması olmuyor; kapısı açık bir ev gibi, ‘gel’ diyor.” Sonra kampanya paragrafını bir kez daha okudu:

“Mesajımız herkesçe anlaşılır olmalı.”

“Bu cümle,” dedi Elif, “bir vaat. Kimseyi dışarıda bırakmama vaadi.”

Yan Yollar: Yanlış Yazımların Fısıltısı

Tasarım dosyaları arasında dolaşırken, Emre şu notları kenara düştü:

Yanlış: “herkes çe” (ayrı yazım) → Ek yokmuş gibi görünür; anlam bozulur.

Yanlış: “herkes-çe” (tire) → Yapım eki birleşik yazılır; tire gereksizdir.

Yanlış: “Herkesçe’…” (kesme) → Özel ad değil, genel isim/zarftır; kesme işareti kullanılmaz.

Doğru: “herkesçe” → Bitişik, yalın, ses uyumuna uygun.

Elif bu listeyi görüp başını salladı: “Bu yanlışlar, aslında birer çekingenlik. Kelimenin öz güvenini eksiltiyor. Oysa herkesçe dediğinde, kelime kendine güveniyor; okur da yazara güveniyor.”

Kelimenin Düşen Gölgesi: Metnin Nefesi

Gece ilerlerken paragrafın ritmi oturdu. Emre cümleleri stratejik bir netlikle, Elif ise okurun nabzını düşünerek düzenledi. Son hâlinde kampanyanın ana söylemi şöyle kaldı:

“Basit konuşalım; herkesçe konuşalım.”

O an, ikisi de anladı: doğru yazım sadece dil bilgisinin işi değildi; güvenin ve kapsayıcılığın da işiydi. Herkesçe, bir dil tercihinden çok, bir dünyaya davet biçimiydi.

Küçük Bir Dil Kutusu (Hikâyenin İçinde Pratik)

Kök: “herkes”

Ek: -ce/-ça (ünsüz uyumuna göre) → herkesçe

Anlam: “herkesin anlayacağı biçimde; herkes tarafından”

Çekim: “herkesçenin, herkesçeye, herkesçede” (kesmesiz)

Stil İpucu: Resmî metinlerde yalın kullan; yaratıcı metinlerde vurguyu cümle ritmiyle ver.

Son Sahne: Pencere Önünde, Şehir Uyurken

Dosya gönderildiğinde dışarıda yağmur ince ince sürüyordu. Emre, “Bir kelimeyi doğru yazmak, bazen bir kampanyayı kurtarır,” dedi. Elif ise “Ve bazen, bir kelime insanı kurtarır,” diye ekledi; çünkü herkesçe konuşmak, insanın insana el uzatmasıydı.

İki yaklaşım aynı hikâyede buluştu: çözüm odaklı strateji ve empatik ilişki. Bir kelimenin doğru yazımı, iki kalbin doğru yerde durmasına yardım etmişti. Belki de dil dediğimiz şey, akıl ile kalbin ortak imzasıydı.

Söz Sizde: “Herkesçe” Deyince Siz Ne Hissediyorsunuz?

Metin yazarken kuralı mı önce koyarsınız, okur hissini mi?

“Herkesçe” dediğiniz son cümleyi bizimle paylaşır mısınız?

Yazımın doğruluğu sizce güveni nasıl etkiliyor?

Kapanış

TDK herkesçe nasıl yazılır? sorusunun cevabı teknik olarak kısa: “herkesçe” birleşik yazılır. Ama bu hikâye gösterdi ki, doğru yazım bir son değil, başlangıç. “Herkesçe” yazmak—ve konuşmak—sözlerimizin kapısını herkese açık bırakmaktır. Yorumlarda kendi “herkesçe” cümlenizi bekliyorum.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

mecidiyeköy escort Megapari
Sitemap
tulipbet giriş adresitulipbett.net