3 Bar Kaç PSIdi? Psikolojik Mercekten Basınç, Algı ve İnsan Davranışı Geçen gün aklıma ilginç bir soru düştü: “3 bar kaç PSIdi?” İlk bakışta basit bir dönüşüm gibi görünüyor. Ama sonra düşündüm; biz insanlar, her bilgiyi değerlendirirken sadece teknik değil, bilişsel, duygusal ve sosyal süreçlerden geçiyoruz. Bu basit bir ölçüm sorusu, aslında insan algısının ve karar mekanizmalarının bir mikroskobunu sunuyor. Ben de bu yazıda, 3 barın kaç PSI olduğunu anlamaya çalışırken, psikolojik merceği nasıl kullanabileceğimizi araştıracağım. Bilişsel Psikoloji: Bilgi İşleme ve Algısal Çerçeve Bilişsel psikoloji, insanların bilgiye nasıl ulaştığını, onu nasıl işlediğini ve karar verirken hangi önyargıları barındırdığını inceler. “3…
Yorum BırakEnerji Dolu Anlar Yazılar
İlim, Amel ve İhlas Ne Anlama Gelir? Geleceğe Dönük Bir Bakış Değerli Cafu takipçileri, bu yazımızda “İlim amel içindir ne demek” ile ilgili sık sorulan soruları yanıtlıyoruz. Ankara’nın sabah trafiğinde kafamda dönen soruların arasında en çok bunu düşünüyorum: ilim, amel ve ihlas ne anlama gelir? Günlük koşuşturmaca, iş yetiştirme telaşı ve sosyal medyada sürekli yeni şeyler öğrenme derken, bu kavramların hem kendi hayatımdaki hem de gelecekteki toplumsal etkilerini sorgulamadan edemiyorum. Gelecek 5-10 yıl içinde hem bireysel hem de toplumsal yaşamımızın radikal değişimler geçireceğini biliyorum. Peki, bu kavramlar bu değişimde bize rehber olabilir mi? Benim için cevap hem evet hem hayır.…
Yorum Bırakİki Keklik Söz Müzik Kime Ait? Küçük Bir Şarkının Arkasındaki Hikâyeler Ankara’nın kalabalık caddelerinde yürürken bazen kulaklıklarımı takar, eski şarkılara dalarım. Son zamanlarda aklıma takılan soru ise “İki keklik söz müzik kime ait?” oldu. Küçük bir şarkı gibi görünüyor ama aslında arkasında çok hikâye barındırıyor. Ben ekonomi okudum, veriyle uğraşıyorum ama müzikle ilgili merakım da küçüklükten geliyor; babamın plak koleksiyonu vardı, evimizin salonu her zaman hafif bir tınıyla dolardı. Çocuklukta Müzik ve İlk Anılar Çocukken yaz tatillerinde büyükannemin evine giderdik. Sabahları tarlada yürürken kuşların cıvıltısını dinler, akşamları ise radyodan klasik Türk müziği ve hafif pop çalardı. O zamanlar melodiler sadece…
Yorum BırakPadişahın Divanı İzlediği Pencere Nedir? Osmanlı saraylarını ve divan toplantılarını merak ettiğinizde, bir noktada karşınıza çıkan sorulardan biri “Padişahın divanı izlediği pencere nedir?” olur. Bu pencere, sadece taş ve camdan ibaret bir yapı değil; aynı zamanda devlet yönetiminin, güç sembolünün ve ince bir stratejinin fiziksel bir yansımasıdır. Gelin bunu bilimsel bir mercekten ama herkesin anlayacağı bir dille açalım. Divan ve Pencerenin Fonksiyonu Divan, Osmanlı’da devlet işlerinin tartışıldığı, kararların alındığı bir meclisti. Günümüzdeki bakanlar kuruluna veya üniversitedeki akademik toplantılara benzetebiliriz, ama biraz daha dramatik ve törensel. Padişah, divanı bizzat yönetir ve kararları onaylardı. Peki padişah her zaman divanın içinde oturur muydu?…
Yorum BırakŞubat Ayında Kandil: Psikolojik Bir Mercek Her zaman insan davranışlarını, özellikle de dini ve kültürel ritüellerin ardındaki psikolojik mekanizmaları merak etmişimdir. Şubat ayında hangi kandilin olduğunu öğrenmek, sadece takvimsel bir bilgi arayışı gibi görünse de, insanların bu günlerdeki düşünce ve duygularını anlamak için bir fırsat sunuyor. İnsanlar neden belirli günleri kutsal kabul eder? Bu günlerdeki ritüeller, duygusal zekâ ve sosyal etkileşim bağlamında nasıl şekilleniyor? İşte bu soruların peşine düşerek Şubat ayındaki kandillerin psikolojik boyutlarını keşfetmeye çalışacağım. Şubatta Hangi Kandil Var? Şubat ayında genellikle Mevlid Kandili veya Regaip Kandili gibi özel dini günler bulunmaz; bunun yerine Şubat, insanların dini ritüellere olan…
Yorum BırakKanlı İshal Nedir? Edebiyatın Merceğinden Bir Okuma Edebiyat, yaşamın en keskin ve en kırılgan noktalarını çoğu zaman doğrudan değil, imgeler, metaforlar ve anlatılar aracılığıyla keşfeder. Metinler arası ilişkiler, karakterlerin iç dünyalarını ve toplumsal konumlarını anlamamıza yardımcı olurken, semboller ise görünmeyeni görünür kılar. Kanlı ishal gibi tıbbi bir durum, genellikle korku, kaygı ve bedenin sınırlılığıyla ilişkilendirilir; edebiyat perspektifinden bakıldığında ise bu durum, insanın kırılganlığı, kayıp ve dönüşüm temalarını işlemek için güçlü bir araç olabilir. Edebiyat, fiziksel gerçekleri doğrudan anlatmak yerine, onları karakterlerin iç dünyaları, toplumsal bağlamlar ve sembolik imgeler üzerinden okur. Örneğin Franz Kafka’nın “Dönüşüm”ünde Gregor Samsa’nın bedensel dönüşümü, yalnızlık ve…
Yorum Bırakİnsan ve İbadet Arasındaki Bağ: Çocukluk Anılarıyla Başlayan Yolculuk Ben Ankara’da yaşayan, 25 yaşında ve ekonomi eğitimi almış biriyim. Küçükken babam sabah namazını kaçırmazdı; o sessiz anlarda mutfakta çayımı yudumlarken onu izlerdim. İşte insan ve ibadet arasındaki ilişkinin ilk kıvılcımları çoğu zaman böyle, gözlemlerle ve alışkanlıklarla başlıyor. O zamanlar farkında olmasam da, insanın ibadetle kurduğu bağın hem bireysel hem toplumsal bir yönü olduğunu anlamaya başlamıştım. Ankara’nın kalabalık semtlerinde büyürken cami avlusunda koşuşturan çocukları görmek, insan ve ibadet arasındaki doğal ilişkinin günlük hayatta nasıl yer bulduğunu gösteriyordu. Sosyal bilimler verilerine göre Türkiye’de düzenli ibadet eden yetişkinlerin oranı yaklaşık %45 civarında. Bu…
Yorum BırakZeki Eş Anlamlısı Ne Demek? Günlük Hayattan Bir Bakış İstanbul’da yaşayan, 27 yaşında ve gündüzleri ofiste çalışan biri olarak akşamları blog yazmak, bazen bana kendi düşüncelerimi keşfetme fırsatı veriyor. Mesela bugün otobüsle eve dönerken kendime sordum: “Zeki eş anlamlısı ne demek, aslında neden bu kadar önemli?” İlk bakışta basit bir soru gibi görünebilir ama bir insanın zekâ kavramını eş anlamlılarla düşündüğünde, farklı bir pencere açılıyor hayatına. Zeki kelimesi çoğumuz için sadece hızlı düşünebilen veya bilgili olmak anlamına gelir. Ama eş anlamlılarını araştırdıkça fark ediyorsunuz ki, zekâ çok daha geniş bir yelpaze. Zeki Kelimesinin Derinliği Bir arkadaşım geçenlerde bana “Sen çok…
Yorum BırakSay the Words Ne Demek? Kayseri Sokaklarında Duygularla Yürümek Kayseri’de, 25 yaşında ve bol bol günlük tutan biri olarak, duygularımı saklamak hiç işim değil. Bazen kelimeler yetersiz kalıyor, ama bazen de tek bir ifade her şeyi anlatabiliyor. İşte geçen hafta yaşadığım bir an, beni hem heyecanlandırdı hem de biraz hayal kırıklığına uğrattı. Ve o an aklıma sürekli “Say the words ne demek?” sorusu takıldı. Bir Sabahın Sessizliği O sabah, güneş Kayseri’nin hafif sisli sokaklarına yayılırken, ben elimde kahvemle pencere önünde oturuyordum. Günlüklerimi karıştırıyor, önceki yazdıklarımı okuyordum. Arada bir dudaklarımda hafif bir gülümseme beliriyordu; çünkü bazı satırlar sanki o anki duygularımı…
Yorum BırakInstagram Üzerinden Çekiliş Yapmak Yasal Mıdır? İşin Aslı Ne? Ankara’da küçük bir kafede oturmuş, bilgisayarımı açmışken Instagram’da bir çekiliş gördüm. Ödül bir akıllı telefondu ve katılım koşulu basit: gönderiyi beğen, arkadaşını etiketle, takip et. İçimden “Vay be, ne kadar kolay!” dedim. Ama hemen aklıma geldi: Instagram üzerinden çekiliş yapmak yasal mıdır? Ben ekonomi okumuş bir genç olarak veri ve kurallarla uğraşmayı severim; bir yandan da sıradan insanların günlük yaşamlarını gözlemek hoşuma gider. Çekilişler işin içine girince iş hem eğlenceli hem de karmaşık oluyor. Çocukluk Anıları ve Çekiliş Kültürü Çocukken mahallede marketten aldığımız sakızın içinde çıkan kapaklarla oyuncak kazanırdık. Bu çekilişlerin…
Yorum Bırak