Ağaç İletken Mi? Antropolojik Bir Bakış Açısıyla Ağaçların Toplumsal ve Kültürel Anlamları Kültürlerin çeşitliliğine duyulan merak, insanlık tarihinin derinliklerine inen bir keşif yolculuğudur. Her kültür, dünyayı algılama, anlamlandırma ve ilişki kurma biçiminde kendine özgü bir yoldan ilerler. Bu yolculuk, bazen günlük hayatın sıradan parçalarından – örneğin bir ağacın köklerinden, dallarından ve yapraklarından – beslenir. Ancak, bir ağacın nasıl bir iletken olduğu, sadece fiziksel özellikleriyle sınırlı değildir; kültürlerin içinde farklı semboller, ritüeller ve toplumsal yapılar aracılığıyla da bir iletkenlik işlevi görür. Peki, ağaç gerçekten bir iletken midir? Yoksa onun işlevi, yalnızca organik dünyada değil, aynı zamanda insanlar ve toplumlar arasındaki bağlantılarda…
Yorum BırakEnerji Dolu Anlar Yazılar
TDK “Herkesçe” Nasıl Yazılır? Bir Kelimenin Peşinde, Kalpten Bir Hikâye Ben hikâyelerle anlatmayı sevenlerdenim. Çünkü bazı sorular—mesela “TDK herkesçe nasıl yazılır?”—sadece bir kuraldan ibaret değildir; bazen bir kelimenin doğru yazımı, bir araya gelmeye çalışan kalpleri, aklı ve duyguyu da yan yana getirir. Bugün size tam da böyle bir hikâye anlatacağım: doğru yazımı ararken doğru iletişimi bulmaya çalışan iki insanın, Emre ve Elif’in yolculuğu. Bir Akşamüstü, Bir Taslak ve Bir Kelime Ajansın ışıkları kısık, kahve kokusu koridorda asılıydı. Emre, kampanya metninin son paragrafına takılmıştı: “Mesajımız herkesçe anlaşılır olmalı.” Yazdı, sildi, yeniden yazdı. “Herkesçe mi, herkesçe mi… ya da herkes çe gibi…
Yorum BırakSerflerin Özellikleri Nelerdir? Bir Orta Çağ Akşamının Fısıltılarıyla Bu akşam size küçük bir hikâye getirdim. Çünkü “serflerin özellikleri nelerdir?” gibi tarihsel bir soru, yalnızca tarihin tozlu satırlarında değil, bir ateş başında anlatılan içten bir öykünün sıcaklığında da can bulur. Düşünün: Sisli bir ova, ucu bucağı görünmeyen tarla şeritleri. Elinde harita ve plan defteriyle çözüm odaklı, stratejik bir genç adam—Deniz. Yanında, dinlediği her hikâyeyi sabırla ören, insanı insanla bağlayan empatik bir genç kadın—Elif. İkisi birlikte, bir serf ailesinin gününe konuk olurken, biz de serfliğin gövdesini, nabzını, ritmini duyuyoruz. Hikâyenin Kapısı: Toprağa Bağlı Bir Hayat Deniz tarlanın kenarında diz çöktü, avucuna bir…
Yorum BırakAkşam Üzeri Nasıl Yazılır? Ekonomi Perspektifinden Bir Değerlendirme Ekonomi, kaynakların sınırlılığı ve bu sınırlı kaynaklarla yapılan seçimlerin sonuçları üzerine derinlemesine bir inceleme sunar. Bir ekonomist olarak, sürekli olarak insanların yaptığı tercihlerle şekillenen bir dünyada yaşıyoruz. Her seçim, yalnızca bireylerin değil, aynı zamanda toplumsal refahın nasıl gelişeceği konusunda da önemli etkiler yaratır. Bu yazımda, dilde doğru yazım kurallarıyla başlayarak, bu basit ve sıradan görünen konuya ekonomik bir bakış açısı eklemeyi amaçlıyorum. “Akşam üzeri” gibi günlük dilde sıkça karşılaştığımız bir kavramın doğru yazılışı, dilsel tercihlerden öte, toplumsal normlar, bireysel tercihler ve kaynakların verimli kullanımı üzerine yapılan bir ekonomik değerlendirme gibi görülebilir. Zaman…
Yorum BırakPevrul Kavlak Oldu Mu? Toplumsal Cinsiyet ve Adalet Üzerine Bir Analiz Herkese merhaba! Bugün, toplumun toplumsal cinsiyet ve adalet anlayışları üzerine düşündüren bir soruyla karşınızdayım: Pevrul Kavlak oldu mu? Bu basit gibi görünen soru, aslında çok daha derin bir tartışmanın kapılarını aralıyor. Kadın ve erkek rolleri, toplumsal normlar, çeşitlilik ve sosyal adalet… Hepsi bu sorunun içine sığabiliyor. Gelin, birlikte toplumsal cinsiyetin bu modern zamanlardaki rolünü inceleyelim ve “Pevrul Kavlak oldu mu?” sorusunun ötesinde neler olduğunu keşfedelim. — Toplumsal Cinsiyetin Şifreleri: Kadınlar ve Erkekler Farklı Bakıyor Hepimiz farklı perspektiflerden dünyaya bakıyoruz, değil mi? Kadınlar ve erkekler de toplumsal meselelere farklı açılardan…
Yorum Bırak35.000 Brüt Kaç Net? Psikolojik Bir Mercekten Bakış Bir psikolog olarak insan davranışlarının ardındaki derin motivasyonları anlamaya çalışırken, bazen basit gibi görünen bir soru bile büyük bir anlam taşır. İnsanlar, aldıkları maaşın ne kadar olduğuna dair her zaman bir hesap yaparlar: “35.000 brüt maaşım var, peki ya net? Ne kadar alacağım?” Bu sorunun cevabı, yalnızca bir matematiksel hesaplamanın ötesinde, bir kişinin yaşam tarzını, değerlerini ve duygusal durumunu da şekillendirir. Bugün, bu soru üzerinden insan davranışlarını ve psikolojisini keşfe çıkıyoruz. Bilişsel, duygusal ve sosyal psikoloji perspektifinden maaşın net miktarını öğrenmenin ardındaki psikolojik dinamiklere odaklanacağız. Brüt ve Net Maaş: Bilişsel Psikoloji Perspektifi…
Yorum BırakTutkuyla söylüyorum: Mixup basit bir “veri augmentasyonu” hilesi değil; öğrenme dinamiklerini kökten etkileyen, modellerin daha dürüst genellemesine yardım eden güçlü bir ilke. “Ne işe yarar?” sorusunu gerçekten yanıtlamak istiyorsak, kökeninden bugünkü kullanımına ve yarın hangi kapıları aralayabileceğine kadar adım adım gidelim. Kısacık cevap: Mixup, iki örneği ve etiketlerini doğrusal olarak karıştırıp (interpolasyon) modelin bu ara bölgelerde de tutarlı olmasını sağlar; bu sayede genelleme artar, gürültülü etiketlere ve adversaryal örneklere karşı dayanıklılık gelişir, kimi senaryolarda kalibrasyon iyileşir. Mixup nereden çıktı? (Köken ve fikir) 2017’de Hongyi Zhang ve çalışma arkadaşlarının önerdiği Mixup, klasik “empirik risk minimizasyonu”na alternatif bir çizgi açtı: Modelle sadece…
Yorum BırakKuşkuyla Ne Demek? İki Yüreğin Aynı Soruya Verdiği Farklı Cevap Kavşakta durur gibi duruyorum bu yazıya başlarken. Çünkü “kuşku” dediğimiz şey, bazen kırmızı ışık gibi durdurur, bazen sarı gibi temkinli ilerletir, bazen de yeşili beklemeden kalbimize küçük bir soru bırakır: Kuşkuyla ne demek? Gel, sana bir hikâye anlatayım; iki insanın aynı soruya farklı yollardan nasıl yaklaştığını, aynı gökyüzünde iki ayrı yıldız gibi nasıl parladıklarını… Tanış: Mert ve Elif Mert, plan yapanlardan. Beyninde görünmez bir tahta var; kutular, oklar, “eğer/ise” cümleleri. Elif ise önce kalbinin kapısını aralar; yüz ifadelerinden, ses tonundan köprüler kurar. Bu iki yakın arkadaş, küçük bir mahalle kütüphanesinin…
Yorum BırakKaşığın Sessiz Yolculuğu: İnsanlığın Sofrasına Uzanan Binlerce Yıllık Hikâye Bir Hikâyeyle Başlayalım… Bazı hikâyeler vardır, bir objenin sessizliğinde saklıdır; gözümüzün önünde durur ama hiç düşünmeyiz. İşte bu satırları yazarken elimde bir kaşık tutuyorum. Belki sen de bu yazıyı okurken bir fincan kahveni onunla karıştırıyorsun. Basit, sıradan, neredeyse görünmez bir nesne… Ama ardında binlerce yıllık bir insanlık serüveni saklı. Hadi gel, birlikte bu yolculuğa çıkalım. İlk Kaşık: İhtiyacın Doğurduğu Bir Fikir Uzak bir uygarlıkta, binlerce yıl önce… Ateşin yeni yeni evcilleştirildiği, insanların toprağı işlemeyi öğrendiği zamanlarda bir kabile vardı. O kabilenin üyeleri, yemeklerini elleriyle yiyor, sıcak çorbalara parmaklarını daldırmakta zorlanıyordu. İşte…
Yorum BırakKaynaştırma Olayı Nedir? Dilin Toplumsal Yansımaları Üzerine Bir Bakış Herkesin bildiği bir dil kuralı var: Kaynaştırma olayı. Ancak bu kuralların yalnızca dilin içindeki teknik bir mesele olmadığını, aslında toplumun dinamikleriyle de ne kadar derinden bağlantılı olduğunu hiç düşündünüz mü? Kaynaştırma, dilin yapısındaki bir unsur olsa da, toplumsal cinsiyet, çeşitlilik ve sosyal adalet gibi kavramlarla nasıl ilişkilidir? Bugün, kaynaştırma olayını sadece bir dilbilgisel kural olarak değil, toplumun dildeki yansımasını ve bu kuralların nasıl şekillendiğini tartışalım. Kaynaştırma Olayı: Dilin Toplumla Bağlantısı Kaynaştırma, özel isimlerin yanına gelen eklerin, doğru bir şekilde telaffuz edilmesi veya yazılması için eklenen harflerdir. Örneğin, Ali’nin evine gidiyorum veya…
Yorum Bırak