İlk Bilim Kurgu Romanı: Bir Toplumsal Düzenin Sorgulanması Bilim kurgu edebiyatı, sadece teknolojik keşifler ve uzay yolculukları ile sınırlı bir tür değil, aynı zamanda toplumsal yapıları, güç ilişkilerini ve birey-devlet etkileşimini sorgulayan bir alan olarak da karşımıza çıkar. Bu bağlamda, “ilk bilim kurgu romanı” denilince, yalnızca zamanın ve mekânın ötesinde bir evrenin kapılarını aralamakla kalmayız, aynı zamanda o dönemdeki egemen ideolojilerin ve toplumsal düzenin derinliklerine inmeye de başlarız. Toplumsal düzen, iktidar yapıları ve insan ilişkileri üzerine kafa yoran bir kişi için, ilk bilim kurgu romanı çok daha fazlasını temsil eder: İnsanlığın “yeni”ye dair umutlarının, korkularının ve ideolojik çatışmalarının bir yansımasıdır.…
Yorum BırakKategori: Makaleler
Ön Yargı ve Empati: Sosyolojik Bir Bakış Hepimiz bir şekilde toplumsal yapılar içinde var oluyoruz ve bu yapılar, bireylerin birbirleriyle olan ilişkilerini, değerlerini ve düşüncelerini şekillendiriyor. Kimi zaman, insanlar bir arada yaşarken benzerlikleri ve farklılıkları göz önünde bulundurarak anlaşmazlıklar ya da uyumlu ilişkiler kurar. Ancak, bu ilişkilerin merkezinde bir araya gelen iki önemli kavram bulunur: ön yargı ve empati. Bu kavramlar, toplumsal normlardan, kültürel pratiklerden, cinsiyet rollerinden ve güç ilişkilerinden nasıl etkilendiğimizi anlamamıza yardımcı olabilir. Peki, bu kavramlar toplumdaki bireylerin etkileşimlerini nasıl şekillendiriyor? Bu yazıda, ön yargı ve empatiyi sosyolojik bir bakış açısıyla inceleyecek, toplumsal adalet ve eşitsizlikle olan ilişkilerini…
Yorum BırakUlufe Alan Askerlere Ne Denir? Felsefi Bir İnceleme Bir insan, yaşamını idame ettirmek için ne kadar “bedel” ödemelidir? Bu soru, etik, epistemolojik ve ontolojik açılardan farklı cevaplar doğurur. İnsan, tarih boyunca çeşitli bedeller ödeyerek, toplumsal düzende bir yer edinmiş; bazen emekle, bazen bilgelik ve bazen de onurla. Fakat bu bedellerin ne kadar adil olduğu, nerede ve kim tarafından ödendiği üzerine düşündüğümüzde, karşılaştığımız ikilemler derinleşir. Günümüz dünyasında, savaşlar, ulusal güvenlik ve güç ilişkileri gibi karmaşık konular üzerinden dönen felsefi tartışmalar, bir zamanlar, Osmanlı İmparatorluğu’nda olduğu gibi, ulufe alan askerlere ne denir? sorusunun içsel anlamını da yeniden sorgulamamıza yol açar. Ulufe, Osmanlı…
Yorum BırakDeri Altındaki Enfeksiyona Ne İyi Gelir? Farklı Yaklaşımlar Deri altındaki enfeksiyonlar, oldukça yaygın olabilen ve zaman zaman korkutucu sonuçlara yol açabilen sağlık problemlerindendir. Bu enfeksiyonlar, bazen vücudun bağışıklık sisteminin bir cevabı olarak ortaya çıkar, bazen de dış etkenlerle tetiklenir. Peki, deri altındaki enfeksiyonlara ne iyi gelir? Farklı tedavi yöntemleri ve yaklaşımlarını inceleyelim. Hem bilimsel bakış açısıyla hem de insani bir yaklaşım sergileyerek konuya derinlemesine bir bakış sunalım. 1. Antibiyotik Tedavisi: İnsana ve Mühendise Göre Farklı Bakışlar İçimdeki mühendis şöyle diyor: “Enfeksiyon bakteriyel bir problemse, antibiyotik tedavisi şart. Bunu matematiksel bir denklem gibi düşünüyorum. Doğru antibiyotik, doğru dozu ile vücutta istenmeyen…
Yorum BırakLozan 54 Madde Nedir? Türkiye’nin Modern Tarihinde Bir Dönüm Noktası Bir sabah, çayı elinize alıp günlük gazetelere göz atarken birden karşılaştığınız “Lozan 54 Madde” başlığı sizi biraz düşündürtebilir. “Ne yani, 1923’te imzalanan bu anlaşmada 54 madde mi vardı? Yoksa bu maddeyle ilgili bir şey mi değişiyor?” gibi sorular aklınızda dolaşırken, belki de tarihin derinliklerine inmeye karar verirsiniz. Lozan Antlaşması, Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşunda hayati bir yere sahiptir. Ancak, bazı tarihî belgeler zamanla unutulmuş, üzeri kapanmış ve birkaç nesil sonrasına dek tartışmaya açılmıştır. 54 madde, bu antlaşmanın önemli bir parçasıdır. Gelin, bu önemli belgenin içeriğine ve Türkiye’nin geçmişini nasıl şekillendirdiğine birlikte göz…
Yorum BırakBir İtfaiye Aracı Kaç Litre Su Alır? Bir Can Kurtarma Hikâyesi Üzerinden Derinlemesine Bir Bakış Hiç düşündünüz mü, yangın anında karşımıza çıkan itfaiye araçlarının gerçekten ne kadar su taşıdığını? Bir yangın çıktığında, o devasa itfaiye araçlarının hızla yanımıza geldiğini görürüz. Fakat arka planda, bu araçların tam olarak nasıl çalıştığını, suyun nasıl taşındığını ve yangını nasıl söndürdüğünü düşündüğümüzden çok daha az bir dikkat gösteririz. Peki, bir itfaiye aracı gerçekten kaç litre su alır? Ve bu miktar, bir yangını söndürmeye yetecek kadar mıdır? Bu yazıda, işte bu sorulara yanıt ararken, hem tarihsel bir bakış açısı hem de günümüzdeki teknolojik gelişmeleri inceleyeceğiz. İtfaiye…
Yorum BırakBakımı Kolay Çamaşır: Edebiyatın Gücünde Bir Anlam Arayışı Kelimeler, bir nesnenin, bir olayın ya da bir olgunun ötesine geçebilen, anlam yüklü evrimlerdir. Bir cümle, bir hikaye ya da bir roman, yalnızca anlatılmak isteneni değil, aynı zamanda anlatılmanın ötesinde bir evreni de içinde barındırır. “Bakımı kolay çamaşır” gibi gündelik, basit bir kavram, edebiyatla buluştuğunda, insanın içsel dünyasında farklı yansımalar oluşturabilir. Bir çamaşır, belki de yalnızca bir nesne olmanın ötesinde, farklı anlamlar taşıyan bir sembole dönüşebilir. Bu yazıda, bakımı kolay çamaşır kavramını edebiyatın derinliklerine çekerek, semboller, anlatı teknikleri ve kuramsal yaklaşımlarla bu terimi inceleyeceğiz. Çamaşırın Simgesel Anlamı: Temizlikten Kimliğe Edebiyatın dünyasında, bir…
Yorum BırakBirine Dangalak Demek Suç mu? Bugünlerde kelimelerle oynamak, biraz tehlikeli bir oyun halini aldı. Birine “dangalak” demek, öyle sıradan bir laf gibi gözükse de, acaba suç sayılabilir mi? Gerçekten mi? İzmir’de, arkadaş ortamında “dangalak” kelimesini kullanmak, bir anda “hukukçu” ya da “adalet bekçisi” rolüne bürünmeme neden olabilir mi? Gelin, hep birlikte bakalım; birine dangalak demek suç mu, yoksa sadece arkadaşlar arasında kaybedilen birkaç IQ puanından mı ibaret? İlk Olarak Dangalak Ne Demek, Bir Anlatalım Hadi, temelden başlayalım. Dangalak kelimesi Türkçe’de “akılsız, salak, düşüncesiz” gibi anlamlarda kullanılıyor. Ama öyle bir hali var ki, bu kelime neredeyse herkesin diline pelesenk olmuş durumda.…
Yorum BırakFizik Tedavi Doktoru Tıp Okur Mu? Psikolojik Bir Mercekten Bakış İnsan davranışlarının ardında yatan bilişsel ve duygusal süreçleri anlamak, hayatta her an karşılaştığımız kararları ve seçimleri de daha derinlemesine kavramamıza yardımcı olur. Hepimiz zaman zaman, “Neden bu şekilde davranıyorum?” ya da “Bunu seçmemin sebebi ne?” gibi sorular sormuşuzdur. Bu yazıyı yazarken, kişisel olarak bu sorulara da cevap arayarak ilerlemek istiyorum. Bugün, fizik tedavi doktorlarının tıp okuma alışkanlıkları üzerine derin bir psikolojik keşfe çıkacağız. İnsan davranışlarını, mesleki tercihlerle, içsel motivasyonlarla ve toplumsal etkileşimlerle nasıl ilişkilendirebileceğimizi sorgulamak, bu yazının belki de en heyecan verici kısmı olacak. Fizik tedavi doktorlarının tıp okumak isteyip…
Yorum BırakE-İrsaliye Red Nasıl Yapılır? Bir Tarihsel Perspektif Geçmişi anlamadan, bugünü kavrayabilmek zordur. Tarih, yalnızca geçmişin olaylarını kaydetmek değil, o olayların ardındaki insanları, toplulukları ve sistemleri de anlamaya çalışmaktır. Bugünün iş dünyası, teknolojisi ve yönetim biçimleri, geçmişteki adımların ve dönüşümlerin birer sonucudur. Birçok modern sistemin temelleri, yıllar süren evrimsel süreçlerin birikimidir. Özellikle vergi ve ticaret alanlarında, e-irsaliye gibi dijital sistemlerin kullanımı, geçmişteki bürokratik süreçlerin bir yansımasıdır. Bu yazıda, e-irsaliye red işlemi üzerinden, vergi sistemlerinin tarihsel gelişimini inceleyecek ve bu süreçlerin bugüne nasıl etki ettiğini tartışacağız. Elektronik belge düzenlemeleri, devletle olan ilişkilerimizdeki dönüşümü gösteren önemli bir örnektir. E-irsaliye, aslında sadece bir vergi…
Yorum Bırak